enolaemevael

30 Ekim 2008 - 12:20

vegas

30 Ekim 2008 - 12:18

doktor seni hasta sanmalı

30 Ekim 2008 - 12:17

duvar’daki retorik glitch sorusuna cevaben

16 Ekim 2008 - 13:10

iman moradi glitch mevzusunu çok iyi özetliyor. (sanırım bitirme tezindeydi hatırlayamıyorum şu an)

şöyle ki; glitch üretiminin basitçe iki yöntemi var

1- Senin de dediğin gibi bir algoritma yazıp data’yı isteğe göre bozma -ki buna “Glitch a like” deniyor-

2- Bir de “Pure glitch” denilen tamamen senden benden bağımsız aletin kafasına göre datayı bozması. İşte artık bi arıza olur, bir şey olur, her şey olur.

Şimdi göz var nizam var. Tabii ki algoritmayı yazıp bir “glitch a like” üretmek daha zor ama data corruption’ın ruhunu da bir o kadar uzak (pure olana nazaran) Çünkü ilkinde bir insan olarak senin öyle ya da böyle bir müdahalen/kontrolün söz konusu ve bu makinanın kendi kendine sapıtması kadar çekici gelmiyor bana.

Ama yine de ikisini de severim/sayarım neticede. Faşistçe birini diğerinden üstün tutan bir tavrım yok.

http://www.oculasm.org/glitch/

Bu adreste mevzuyla ilgili güzel bir dökümantasyon var. İlgili kanallara da açılan güzel bir kapı ayrıca.

Neyse eğer istersen bunu uzun uzun konuşalım isterim ben.

bunları yazarken akşamdan kalma bir halde 3d dersi gördüğümü eklemem lazım. yarım yamalağım

tam olarak bahsettiğim buydu

05 Ekim 2008 - 06:21

tamolarakbahsettigim.jpg